Koronavirüsten korunmak için ne yapmalı? Karantina önlemleri yeterli mi?


Çin’de ölümcül koronavirüs salgınını kontrol altına almak amacıyla 13 kentte ulaşım askıya alındı. “Mühürlenen şehirler” olarak adlandırılan kentlerde yaşayan yaklaşık 38 milyon insanın çıkışı kısıtlandı.

Peki koronavirüs salgınına karşı alınan önlemler işe yarıyor mu ve insanlar bu hastalıktan korunmak için ne yapmalı?

Euronews salgın hastalık uzmanlarına koronavirüs tehlikesine karşı yapılması gerekenleri sordu.

Kentlerden çıkışların yasaklanması koronavirüsün yayılmasını önler mi?

Uzmanlar, kentleri “mühürlemenin” daha önce görülmemiş bir uygulama olması nedeniyle yeni koronavirüsü önlemede etkisinin bilinmediğini söylüyor.

İngiltere’deki King’s College London’da öğretim görevlisi Dr. Nathalie MacDermott, kentlerin karantina altına alınmasıyla ilgili “Genellikle bu tarz kararlardan kaçınırız çünkü bu insanların paniklemesine ve bölgeden kaçmaya çalışmasına neden olur” şeklinde konuşuyor.

Johns Hopkins Üniversitesi’nden moleküler mikrobiyoloji ve immünoloji profesörü Andrew Pekosz’a göreyse bu, muhtemelen virüsün yayılımını önlemek için en iyi yöntem. Ancak Pekosz karantinaların ne kadar etkili olduğunun henüz belirlenemeyen faktörlere bağlı olduğunu ifade ediyor.

Pekosz’a göre bu faktörlerin başında, virüsün insandan insana nasıl geçtiği ve bulaşan kişinin virüsü ne kadar hızlı yayabileceği sorularının geldiğini belirtiyor.

Öte yandan Columbia Üniversitesi’nden virolog Nischay Mishra, özellikle yoğun nüfuslu bir ülke olması nedeniyle Çin’in aldığı önlemler için “çok geç” olduğunu vurguluyor.

Mishra, koronavirüsün halihazırda denizaşırı ülkelere ulaştığını belirterek, “Şu anda işler çok hızlı ilerliyor” diyor.

MacDermott ise insanların solunum yolu hastalıkları nedeniyle hastaneye başvurmaları gerekmediğini söylüyor. İnsanların ülkelerindeki yetkilileri uyararak “sağlık sistemine aşırı yük bindirmemeleri” gerektiğini ifade eden uzman, hastaların tıbbi müdahalenin şart olmadığı durumlarda diğer insanlara bulaştırabilecekleri hastanelere gitmemelerini tavsiye ediyor.

Dünya Sağlık Örgütü’nden (DSÖ) uzmanlar ise perşembe günü düzenlenen basın toplantısında, şimdiye kadar virüs nedeniyle hayatını kaybedenlerin, çoğunlukta başka hastalık veya komplikasyonları olan yaşlı insanlar olduğunu söylemişti.

Maske takmak koronavirüsten korunmada etkili mi?

Çin’den gelen görüntülerde insanların koronavirüsün bulaşmasını engellemek için maske taktığı dikkat çekiyor. Peki bu, hastalığın yayılması için gerçekten etkili bir yöntem mi?

Uzmanlar, maske takmanın, virüsü taşıyan insanların solunum yolu hastalıklarıyla ilişkili “damlacıkları” yaymasına engel olabileceğini söylüyor.

Doktor MacDermott konuya ilişkin, “Eğer rahatsızsanız ve maske takıyorsanız, evet, bu etkili olabilir çünkü elinize öksürüp de başka insanların elini sıkmıyorsunuz. Virüsü iletme yöntemlerinden birini elemiş oluyorsunuz” değerlendirmesi yapıyor.

“Maske nemlenir ya da içine öksürürse durumu daha da kötüleştirir”

MacDermott, insanları hastalıktan gerçekten koruyan maskelerin genellikle oldukça pahalı biyolojik maskeler olduğunu söylüyor ve diğer maskelerin nefes alıp verirken nemli hale geldiğini ve maskeye öksürme durumunda işlerin daha da kötüye gidebileceğini vurguluyor.

NYU Grossman Tıp Fakültesi’nde pediatrik bulaşıcı hastalıklar yardımcı doçenti ve epidemiyolog Jennifer Lighter, “Eğer bir insana virüs bulaşmışsa, yüz maskesi bu virüsün diğerlerine iletilmesini engellemeye yardımcı olur” diyor ve ekliyor: “Ancak genel nüfusun yüz maskesi takması için bir neden yok”

Uzmanlar, örnek olarak cerrahların maskeyi kendilerini değil, hastalarını mikroptan korumak için taktığını belirtiyor.

Moleküler mikrobiyoloji ve immünoloji profesörü Pekosz’a göreyse, nihayetinde, çoklu koruyucu yaklaşımlar her zaman en iyi sonucu verir. Pekosz, “Maske maruz kalma riskini azaltır ancak elleri temiz tutmak ve sosyal mesafeyi korumakla birlikte uygulanmalı” şeklinde konuşuyor.

Gıda pazarlarında hijyen şartları artırılmalı mı?

Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi’ne göre, Dünya Sağlık Örgütü tarafından Covid-19 olarak adlandırılan bu yeni koronavirüs, Çin’in Vuhan kentinde farklı hayvan türlerinin satıldığı canlı hayvan ve balık pazarında ortaya çıktı.

Virüs insanlara ilk olarak bir hayvandan geçti ancak daha sonra insandan insana da bulaşabildiği tespit edildi.

Uzmanlar, egzotik hayvanların ya da canlı hayvanların gıdalara temas etmesini önlemek için düzenlemeler yapılması gerektiğini söylüyor.

Pekosz konuya ilişkin, “Canlı hayvan pazarları insanlar ve hayvanların yakın temasa geçmesine izin veriyor. Bu da virüslerin ve bakterilerin türler arasında hareket etmesini kolaylaştırıyor” değerlendirmesinde bulunuyor.

Pekosz ayrıca, bu tür pazarların “son 30 yılda hayvandan insana geçen birçok enfeksiyonun kaynağı olduğunu” vurguluyor.

Columbia Üniversitesi’nden Mishra, yenen etlerin pişirilmesine ve çiğ et tüketimini azaltmaya dikkat etmek gerektiğinin altını çiziyor ve “Etin düzgün şekilde yıkanması ve temizlenmesi önemli” diyor.

Uzmanlar yeni koronavirüsün henüz hangi hayvandan insanlara geçtiğini bilmiyor. Ancak yaygın görüş, insanların normalde çok fazla maruz kalmadığı bir hayvandan bulaştığı yönünde.

Jennifer Lighter, virüsün hayvandan insana nasıl bulaştığının ve virüsün ne derecede kalıcı ya da bulaşıcı olduğunun henüz belirlenemediğini söylüyor. Bu nedenle uzmanlar henüz hijyenle ilgili kesin sonuçlar çıkaramıyor.



Kaynak Link Euronews Türkçe

Bildiri

Ne düşünüyorsun?

Yazar admin

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yükleniyor …

0

Lübnan 120 milyon dolarlık kredinin üçte birini koronavirüse karşı kullanacak

AB liderleri koronavirüs salgınını video konferansla görüştü: 25 milyar euroluk AB yatırım fonu kurulacak